Ankara’da

Haziran 14, 2009

Ben geldim :)

Ankaraya ayak bastım 1 saat önce.. hemen de yazımı taze taze paylaşayım dedim. Yoksa aynı hisleri taşıyamayacağımı biliyorum.

Kamilkoç’a sırtımı dayayıp geldim buraya, ve gayet de güzel geçti yolculuğum. “Rahat” hattıyla geldim tek koltukta, yayıla yayıla… teşekkür ediyorum buradan.

Daha önce Nilüfer’le istanbula gitmiştim, tecrübemi biliyorsunuz. Rahatsızdı oldukça… Bu kez hiç de öyle olmadı. Ne horlayan ne sızlayan :)

Birkaç tane de fotoğraf çektim.

ben

ben

ben

ben

manzara çekmeye çalışmış :D

manzara çekmeye çalışmış :D

ya aslında manzara o kadar güzeldi ki ama makine geç cevap verdiği için benim “ÇEK” komutuma, böyle bilimum bina, dağ, hatta otobüs bile araya girdi çekerken… sonra eski dileklerim depreştii.. neyse hatıra işte birazcık…

izmir’de deli gibi terliyorduk burası resmen yağmurlu.. baya yağmurlu…arabada gelirken önümüzü göremiyoduk. Serin oldukça. gelirken hasta gelmezsek iyi :D

neyse şimdilik bu kadar… başka düşünce ve anı yazılarında görüşmek üzere :)

yaşasın kamilgoç :D

Başroldekiler – Ben – Kardeşim Yeşim – Melih – Hasan

Fotoğrafları seçerken hala kahkahalarla güldüm ya :D

Kardeşim ve Ben

Kardeşim ve Ben

Daha yolculuk yeni başlamıştı. Arkada Melih ve Hasan… kendi kendimize fotoğraf çekmeye çalıştık böyle… Bütün yol boyunca yeşimin ipod’unu kapatmaya çalışmıştık :D ve bir türlü çözememiştik. 45 dk falan  kapatma düğmesine bastık sanırım. Bozcaktık ipodu. bence aramızda kalmalıydı bu konu.. evet aramızda kalmalıydı :D

Melih ve Hasan

Melih ve Hasan

:D :D böyle bir anı yakalamak istesem yapamazdım yani. Melih sanki, sümkürmüş de hasan bööeeyy yapmış gibi olmuş :D Ama aslıdna gülüyorlardı birşey konuşuyorlardı.

Oraya varmadan önce kaybolmuştuk bi de :D komedi ya… arkadan nası tutuşup koştuk öyle…

Melih Ben ve Yeşim

Melih Ben ve Yeşim

Melih, işte telefonu elinden düşmeyen bi insan olarak artistik pozlar vermekle meşgul. Şimdi Canon 450d si var. Düşün yani… :P

Ya yolda çok güzel fotoğraflar çekmiştik aslında. Daha doğrusu çekememiştik… Kavak ağaçlarının yaprakları dökülmüştü yollara, karanlıkta sokak lambalarıyla çok güzel görünüyordu. Keşke daha iyi makinemiz olsa diye dua etmiştik. O nikon ben canon hayalleri kurardık. O canon aldı ben hiçbişeyle yetiniyorum şu aralar.

Ben İskender Melih

Ben İskender Melih

İskender, her yerde herkesledir :) Her zaman böyle içtedir… canım arkadaşım…

Korkan Ben ve Gülen Hasan

Korkan Ben ve Gülen Hasan

Tamam gülmeyin :D Melih maşallah 5 km öteden kaçırmadı bu pozu. Orada devasa bir bayrak vardı ben de ona bakma gafletinde bulunmuştum. Bak bak bayrağa gelmiyordu bi türlü.. En son baş dönmesinden saliseler önce bu hali almışım :D Bakamıyorum yükseğe, düşününce bile başım dönüyo.. ayy..

Atakule

Atakule

Atakule, çok güzel de güzel olmasına. Sinek gibi cama yapışıyoz başka da bişeye pek yaramıyo ki arkadaş. O ne rüzgar öyle… of of of.. Bir de dürbün koymuşlar oraya.. boyun yetişirse bakarsın :D Read the rest of this entry »

Nuhun Ankara :D

Haziran 12, 2009

Makarna vardı dimi böyle… insan niye böyle bi isim koyar ki… ck ck..

Efendim bendeniz yarın Ankara yolcusuyum. Şuanda ;

U2 – I Still Havent Found What I’m Looking For çalmaktadır.

Serdar’ın dediği gibi, İzmir’in en güzel zamanlarında Ankara’da olacağım. İzmir, evden çıkmadığın sürece en güzel zamanlarında oluyor, diğer için kendinden bezebiliyosun.

Şimdi geçen olaylı Otübüs macerasından sonra :D güzel bir yolculuk olacağına gönülden, içten inanıyorum. Artık ne tür insanlarla tanışma fırsatı bulurum bilmiyorum. Bilimum horlama vb. işkencelere karşı nasıl bir silah kullanmamı önerirsiniz onlar da bilmek isterim.

Yastık düşünüyorum ben, böyle -boğmak- için…

Uçakla gitmeyi de düşündüm arkadaş 110 tl ye gidiş dönüş yapmış. Otobüs fiyatı 35 tl zaten. Kamilkoç’un Rahat’ında gidersen 45 tl. pek bişey kalmıyo zaten uçağa. Ama ona da tek başıma binemem şimdi ürkerim. İlk deneyimler önemlidir. :)

İzmir, seni özliyiciğim… :(

Mevzuu bahis

Nisan 28, 2009

control 

 

Control Myself

 

 

1- Hani böyle bazı tip kadınlar vardır. Vatkalı, yakalı ceketli kıyafetler giyerler. Ceketleri genelde ağır ve koyu renkler olur. Kalça bölgesinden biraz aşşağıda biter. Pantolonları ya da etekleri vardır. Saçları genelde kısadır, çok yaşlıların boyası biraz akmıştır o yüzden solgundur. Yakalarında ayyıldız rozet vardır ve fena halde Atatürkçü geçinirler.

Bu kadınları kürsüye de çıkarsan, kollarına da çarpsan her an Cumhuriyet, özgürlük vb. türden konuşma yapacaklarmış gibi gelir. Öyle bi halleri vardır. ellerinde böyle bi dosya, evrak çantası türünde birşey bulunur…

Hasta oluyorum bu kadınlara ben! Tamam çok güzel, aksi mi olsaydı, hayır da, snaki gün yapmaktan sıkılmış, belediyenin el sanatları kesmemiş de konu komşunun inadına böyle yerlerde yer almayı hedef seçmiş tipler gibi geliyor. Kaşlarını kaldırarak garip ve gereksiz bir ciddiyetle hareket ederler bunlar. Sürekli hürmet beklerler.

Read the rest of this entry »