Bi düşün bak…
Temmuz 27, 2009
5 sn lik farkla saat başı geçen servisi kaçırdığım için , ilgisiz belediyenin bir durak yapmaktan aciz olduğu durakta öylece beklerken gelen otobüse binmek üzere bir adam davrandı orta derece bir heyecanla…
Basamağa bir adım attı ve sonra aynı hızla geri indi.
İki adet HOKKALI balgam bıraktı kapının önüne.
Çünkü oraya nasılsa kimse basmıyor. Orası yol ve pis olmaya mahkum. Eğer orada bir toz toprak geçiyorsa mutlaka iğrenç bir insanın balgamını hakediyor demektir.
O BALGAM büyüdü ve milli park sayılabilecek büyüklükte bir balgam gölüne dönüştü. SOnra o adamın azcık kalmış saçlarından tutup, bir tekmede kırılacak (heman kırabilirdi) belini büküp o gölün içine soktum kafasını.
Nefes alamadı, çırpındı…
Ayakları daha çok toz çıkardı, ama kurtulamadı. Kendi tükürüğünde boğuldu.













