Arda Boyları
Mayıs 26, 2009
Türkülerim vardır, dinleyemediğim, dinleyip mırıldanamadığım…
Arda Boyları benim ismine bile bakamadığım türkülerden biridir. Görünce bile, içim parçalanır, boğazım düğümlenir. Ne dinlemeye ne bahsetmeye dilim varır. Yapamam nedense…
Uzun zamandır onu içimdeki karanlık tarafa saklamıştım çıkarmıyordum. İyiyidi orada… emniyetteydi. Taa ki kardeşim “Elveda Rumeli” de izlediğini, dinlediğini söyleyene kadar. Ben bir zamanlar cesaret edip dinlediğim için benden biliyordu bu türküyü. haliyle istemeden bunu ortaya çıkardı.
Ama ben ruhsal durumunuz elverişli değilse pek dinlemenizi tavsiye etmem. Hatta benim gibi baharın tam ortasındayken böyle birşeyi ortaya çıkarmanızı hiç tavsiye etmem..
Hikayesi de şöyle :
Bir ömür boyu ayrılmamak üzere birbirlerine söz veren iki nişanlı olan Recep ve Zeynep’in huzurlarını köy ağasının oğlu İsmail bozmaktadır. İsmail de Zeynep’e âşık olmuştur ve ona sahip olabilmek için türlü yollara başvurmaktadır.
İsmail zenginliğinin verdiği cesaretle Zeynep’in annesine niyetini açıklar, o da İsmail’in elinde bulundurduğu mal varlığına aldanarak işbirliği yapar. Sevdiğine bir başkasının talip olmasına dayanamayan Recep, öfkeyle ağanın kapısına dayanır. Ancak ağa güçlüdür, kendisine karşı çıkan Recep’i ağır bir şekilde cezalandırır. Uğradığı zulmü dayanamayarak dağa kaçan Recep’in yokluğunda, Zeynep’in annesi ve Ağa’nın oğlu Zeynep’i evlilik için ikna etmeye çalışırlar. Recep’in bir başka sevdiği ve ona kaçtığı söylentileri köye yayılır. Ve düğün hazırlıkları başlar.
Recep ve can dostu Cemil ise dağda Ağa’nın adamlarıyla mücadele ederler. Ağa’nın adamlarında kurtulmayı başaran arkadaşlar, bu sefer kendilerine dost gibi yaklaşan düşmanlarla savaşmak zorunda kalırlar.
Düğün günü sevdiğini kaçırmaya çalışan Recep, sevdiğine bu dünyada kavuşamaz. Zeynep ve Recep’in dillere destan aşkları, “Arda boylarına ben kendim gittim
Dalgalar vurdukça can teslim ettim” dizelerini barındıran Arda Boyları türküsüyle dilden dile dolaşır.
Güzel değil mi… Şükriye Tutkun’un klibini hiç izlemeyin zaten, içiniz parçalanır.
Allah kimseyi nasibinden ayırmasın… amin…
Başlıca İçeceğimiz
Mayıs 26, 2009
Bulmacalarda en kolay bu soruyu yanıtlıyor olabiliriz. Hatta eski dilde başlıca içeceğimiz olarak da geçer değil mi?
Etrafımızda su varken, insan suya pek ihtiyaç duymuyormuş gibi gelir nedense… Şimdi mutfakta su var, Hayat Su benim başlıca içeceğim mesela… ama doğru düzgün içmiyorum. Aromasız içmiyorum yani. Aroma dediğim de çay, kahve, çay ve çay… bunlar dışında sıvıyı zor alıyorum gün içinde. Ama ne zaman su kesilse, ne zaman dışarıda su yanımda olmasa deli gibi susuyorum nedense… Hele sular kesilirse bir anda banyo ihtiyacı da ortaya çıkıyor.. Hayat durmuş gibi oluyor benim için.
Suyun yararlarından ya da ne kadar önemli olduğundan, bu yüzden ve her sebepten suyumuza sahip çıkmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğinden bahsetmeyeceğim.
Çeşme suyundan içmek pek mümkün olmadığı için, ben de her çoğu insan gibi, damacana kullanıyorum. Marka konusunda Mr. Monk gibi herhangi bir takıntım yoktu ama iyi suyu anlarım, birçok kez farkı yaşadığım olmuştur. Hayat Su güzel, sevdim, tavsiye de ederim…
Geçen hafta suyum tükendiğinde ve yenisini sipariş ettiğimde suyla birlikte bir minik dergi verdiler. Su ile ilgili bilgiler, öneriler vs var. Renkli, gayet güzel bir çalışma olmuş. 3. sayısıymış bu, umarım devamı gelir. Beslenme ile ilgili bile bilgiler var.
Benim burada hoşuma giden bir öneri var size onu anlatmak istedim. Malum yaz sıcakları giderek artıyor. Su içme ihtiyacı da giderek artacak. Artık kısaları giymeye başladığınızda bacaklarınızda ya da kollarınızda kuruluk, beyazlık gördüyseniz sizin çok çok suya ihtiyacınız var demektir. O yüzden şimdi yapacağım öneri sizin su içme alışkanlığınızı da olumlu yönde değiştirmeye yardımcı olacaktır.
Öneri başlığı : Kimilerine su içmek sıkıcı gelir. Size de mi? İşte suya hava katmak için birkaç öneri :
Evet bazen bana da sıkıcı gelir, hatta tam su içmek için mutfağa gittiğimde yerine kola ya da maden suyu içtiğimi bile anımsarım. Yapmamak lazım.
- Yeşil limonları veya portakalı ince ince dilimleyin. Bir torbayla buzluğa atıp dondurun. 1 bardak kaynak su içine bu dilimlerden 2-3 tane + 2-3 adet de karanfil tanesi atın. Harika kokulu, üstelik atıştırma isteğinizi de bastıracak bir içecek elde edeceksiniz.
- 1 sürahi suyun içine 1 salatalığı halka halka doğrayın. Read the rest of this entry »
Hi – Gerçek İnsan Arayüzü
Mayıs 26, 2009
Gerçek insan arayüzü
komut vermeye çekinirsiniz,, yazık…loading de hoşuma gitti baya… en azından sadece uyarı veren ama gerçekte tam olarak ne yaptığını görmedğimiz öylece beklediğimiz bir arayüzden iyidir… geliştirseler harika olurdu















