Asansör

Mayıs 24, 2009

 Fransızca’da cellat nasıl denir?
diye bir espri var bilir misiniz? Bunun cevabını vermicem henüz. Eğer verirsem 1 ay buraya yaklaşmazsınız o yüzden =) ben hala atlatamıyorum bile.. Lily’nin 1 ay yok olmasına sebep olan espri kadar iğrenç.. kafası buna çalışanlara iş bulmak lazım..

Asansör

Asansör

Yoruldum çok… gözümden uyku akıyor diyebilirim… ama güzeldi. Melihle artık aylardan bahsediyorduk, eskiden günler ve haftalardan bahsederdik sadece.. Üniversite arkadaşsız hiçbirşey gerçekten… arkadaşlarımı o kadar özlüyorum ki.. Melih araba bile almış, insanlar artık hayatlarını kuruyorlar.. herşey ne çabuk değişiyor demişti, doğru.

Galatasaray Beşiktaş karşısında ter dökerken biz de sahilde muhabbete daldık gittik. Türk erkekleri hakkaten melihin de dediği gibi 3 karede özetlenebilir, bir yerde otururken, maç izlerken, ve kavgaya girişirken =)

Asansörü bilirsiniz, 1. katın bu kadar yüksek olduğu tek yer… Ben yüksekten korkuyorum arkadaş! onu anladım,hiiiiiç kasmaya yokmuş gibi davranmaya gerek yok. Geçenlerde üst geçite çıkarken bile bir an başım döndü merdivende, bacaklarım titredi falan, ne oluyorsa… Taktıkça büyüyen bir fobi ki ben öyle takıntılı biri değilimdir ama yine de elimde değil. O asansörden aşağıya bak bi bakalım sen… ayyy uçurumdu resmen ya..
 

..

..

Gülüyor değil mi burda… ama aşağıya bakmadan önceki anlar bunlar… eminim baktıktan sonra bembeyaz olmuşumdur. Hiç gerdan bile kırmadım manzaraya bakarken valla, doğrudan göz hizası.. o manzara yeterli.. Dürbünle bakarken bile başım döndü yaa…

ama harika bir manzarası var tavsiye ederim. Ben 5 sene önce gelmiştim ilk kez ve sadece manzarayı izlemiştim gündüzdü.. Sonra gece bir kere geldim ama kapalıydı geçti saat… Bugün melihle nasip oldu, yeni arabasıyla bir tur attık =)

Bugün de insanlar aşka gelmişti herhalde… Bahardan mıdır nedir. Nereye otursam gözümün içine içine geliyordu aşıklar bildiğin koklaşmayı geçiniz, sevişiyorlardı maşallah… O kadar meydanda da insan çekinmez mi anlamıyorum, hiç hoş görünmüyordu. Bakmasaydın, e bakmayayım da imkanı var mı yani illa ki görünüyor oturduğum yerden.

Bir ara hatta diyalog şöyle :

m-Şunlar kalksa da biz geçsek onlarn yerine
y- Onlar bırak kalkmayı oraya  bildiğin yatmaya hazırlanıyorlar şuanda…  

Asansörde de iki kanadında romantizmin doruğunda çiftler vardı artık kaç kaç nereye kadar… biz de bozduk ortamı bi rgüzel =)
Bir sürü fotoğraf çektik, hehe..

..

..

Read the rest of this entry »

Tom Petty Me

Mayıs 24, 2009

Bu şarkıya bayılıyorum!! Tom Petty ve enerjisi… tam da şu güzel günlerde içine çekilesi (şiir yazmıcaksın herhalde :D )

Sözler aşşarrda :D

You keep running for another place
To find that saving grace

Dont you babyyy?!!

I’m passing sleeping cities
Fading by degrees
Not believing all I see to be so

I’m flyin’ over backyards
Country homes and ranches
Watching life between the branches below

And it’s hard to say
Who you are these days
But you run on anyway
Don’t you baby?

You keep running for another place
To find that saving grace

I’m moving on alone over ground that no one owns
Past statues that atone for my sins
There’s a guard on every door
And a drink on every floor
Overflowing with a thousand amens

And it’s hard to say
Who you are these days
But you run on anyway
Don’t you baby?

You keep running for another place
To find that saving grace
Don’t you baby?

You’re rolling up the carpet
Of your father’s two-room mansion
No headroom for expansion no more
And there’s a corner of the floor
They’re telling you is yours
You’re confident but not really sure

And it’s hard to say
Who you are these days
But you run on anyway
Don’t you baby?

You keep running for another place
To find that saving grace

Don’t you baby?

You keep running for another place
To find that saving grace

Uzun zamandır messenger kullanıyorum. Genel anlamda… her ne kadar bilgisayar öğretmenliğini tercih etmiş olsam da messenger namına tek birşey bilmiyordum üniversiteye gelene kadar.. Fırsat olmadı napayım. 

Superonline’la yaşayan bi insandık zamanında. E-kolay.net falan… 

Arkadaşlarla görüşmek gerekince sürekli, e-postadan farklı olarak messengerla tanıştık nihayetinde.

Ben ilk önce msn messengerla tanıştım ve o zamanlar baya bir geriydi tabii.. Sonra hem görünümde hem eklentilerde çığır açtı kendi çapında. Göz ucuyla yahoo messenger’a baktığım da doğru, ama msn messenger nedense daha yaygındı. Ona doğru sürükleniyorduk haliyle.

Ama Yahoo messenger, msn messenger’ın yaptıklarını hatta şuanda yaptığı yenilikleri çok çok çok zaman önce yapmıştı zaten. Hareketli avatarlar -ki kendiniz istediğiniz gibi tasarlayabiliyorsunuz – harika emotionlar, beyaz tahta uygulamaları, online oyunlar, sesli görüşmeler vs… Fakat yanlış zamanlama mıydı bilmiyorum kimse pek kullanmıyordu. Ben çok sevdiğim için çoğu arkadşaımla bir süre oradan görüştüm ama daha sonra pes ettik artık.

Yahoooo

Yahoooo

 

 

Şimdilerde ancak yapabliyor windows live messenger. Belki çok fazla kullanan olduğundan işller msn için değişiyor olabilir de… 

Yahoo Messenger’ın olumsz bir tarafıyla karşılaşmadım aslında. Sadece şuanda beddua bile etmeme neden olan bir özelliği var ki o da SPAM MAİLLER!!!! 

E-posta adresimi her ne kadar yaymamış olsam da orada burada, spamler kullanıyor benim mail adresimi. Hele üye olduğum gruplar kabus gibi.. Bir de spam klasörüne de atmıyor o da var.. 

Msn Messenger’ı vazgeçilmez yapan şeylerden biri de msn plustır. Eklenen scriptlerle insanlar karşısındaki kişinin konuşma penceresini açtığını ya da kapattığını bile görebiliyordu artık o kadar haberdar olunuyordu karşı taraftan. Hala daha msn plus, msnin vazgeçilmez bir parçasıdır. 

Sonra Google Mail çıkmış dendi ve bir çalkalanma oldu etrafta. Bir de çok da gizemliymiş gibi, ancak arkadaşın sana davet gönderirse alabiliyordun gmail hesabını. O da çekici kılıyordu ve gördüğün ilk arkadaşına yalvarmak zorunda kalıyordun artık bana davet göndeaar diye… neyse ben çok yalvarmak zorunda kalmadım.

Üzerinden bir süre geçti ve herkes girip alabilmeye başladı gmail hesabı. Çok acayip birşey bekliyordum ben de aldığımda ama alt tarafı e-posta adresiydi ne olabilirdi ama hakkaten bunda bişey yoktu. 

ne bileyim yahoo mailde , kendi hesabın üzerinden messengera girebiliyordun bunlar da herhalde onunla başlar diye düşünmüştüm. Ama hiçbirşey yoktu, tam olarak hiçbirşey… 

Sonra gtalk çıktı ve farklılık olsun, seçilmiş arkadşalarımızla orada görüşelim diye gtalk u tercih etmeye denemeye başladık. 

Sade, kendi halinde, sadece mesajlaşmaya yarayan, ekstra herhangi bir özelliği olmayan bir programdı gtalk ve programlama okuyan herhangi bir insanoğlu bunu yapabilirdi. Rahattı kullanımı. Read the rest of this entry »